Villa alana otomobil bedava!


Yeni!
Gayrimenkuldeki canlılıktan yararlanmak isteyen inşaat firmaları, baharla birlikte talebi kendi projelerine kaydırmak için sürekli yeni pazarlama teknikleri geliştiriyor. Artan rekabet ortamında, fitness salonu, ara katlarda teras gibi farklı unsurlarla ön plana çıkmaya çalışan firmalar, şimdi de rekabeti promosyonlu satışlara kaydırdı.
 

Rekabet, emlakçı ile otomotivcileri birlikte çalışma noktasına getirdi. Opel ile işbirliği yapan Saros İnşaat, Kumburgaz’da gerçekleştirdiği Zeytinsuyu Tepesi Evleri Projesi’nde villa alan müşterilerine, "ev hediyesi" olarak "otomobil" veriyor.Fiyatları 225 bin dolar ile 255 bin dolar arasında değişen projede toplam 252 villa yer alıyor.

252 VİLLA: Opel’le işbirliği yapan Saros İnşaat, Kumburgaz’da gerçekleştirdiği Zeytinsuyu Tepesi Evleri Projesi’nin dördüncü etabından villa alan müşterilerine, "ev hediyesi" olarak "otomobil" veriyor. Fiyatları 225 bin dolar ile 255 bin dolar arasında değişen Zeytinsuyu Evleri’nde toplam 252 villa yer alıyor. Hafif çelik yapı sistemiyle gerçekleştirilen ve ilk iki etabı oturuma açılan projenin dördüncü etap satışları için Opel’le bir anlaşma imzaladıklarını söyleyen Saros ortaklarından Emin Armağan, "Opel Corsa Esentia otomobilden oluşan bu kampanyanın firmamıza maliyeti, 368 bin YTL olacak. Bu maliyeti, müşterilerimize yansıtmamak için, dördüncü etabın fiyatlarında herhangi bir değişikliğe gitmedik. Üçüncü etapla aynı fiyattan satışa çıkardık. Aradaki farkı, kar marjımızdan vazgeçerek karşılıyoruz" dedi.

ALANLAR DA YARARLANIYOR: Bu promosyon kampanyasından önce projenin üçüncü etabından villa alan müşterilere de özel bir uygulamada bulunacaklarını söyleyen Armağan, "Saros İnşaat’ın bağlı olduğu Servis Grup, satışı tamamlanmasına rağmen 3’ncü etap müşterimiz ile 4’üncü etap müşteriler arasında bir ayrım yapılmasının doğru olmayacağını söyledi. Bunun üzerine biz de 3’üncü etaptan villa alan müşterilemizin taksitlerinden otomobillerin bedeli kadar indirim yapma kararı aldık" dedi. Projede tenis kortu, yüzme havuzu, jakuzi, sinema salonu, briç-bezik odası, koşu parkuru ve doğal gölet de bulunuyor. Ayrıca, binalarda ısı dağıtım sistemine sahip şömine, ithal inox eşyalı ankastre mutfak, merkezi elektrik süpürgesi sistemi, kablosuz internet erişimi, yangın, su ve duman dedektörleri yer alıyor.

240 AY VADELİ: Saros İnşaat, Kumburgaz’da gerçekleştirdiği Zeytinsuyu Tepesi Evleri’ni 240 aya varan vade seçeneğiyle pazarlıyor. 12 etaptan oluşan projenin 4’üncü etap satışlara otomobil kampanyasıyla başlayan firma, proje’nin ilk iki etabının teslimini gerçekleştirdi. 3’üncü etap ise önümüzdeki Haziran ayında oturuma açılacak. 16 villadan oluşan 4’üncü etabında teslimler ise eylül ayında yapılacak. Zeytinsuyu Tepesi Evleri’nden villalarını peşin ödeme yaparak alanlara otomobilleri hemen teslim ediliyor. Vadeli alanların ise evlerin teslim tarihi olan eylül ayını beklemeleri gerekiyor. Armağan, "Bu kadar ev sattık, ama daha peşin para ödeyen çıkmadı. Müşterilerimiz banka kredisi kullanmayı tercih ediyor. Evlerin bankalardan kredi alacak duruma gelmesi en 3 ayı buluyor" dedi.

Otomotivciler emlaktan dertliydi, işbirliği doğdu

OTOMOTİV üreticileri uzun zamandır, emlak piyasasındaki canlılık nedeniyle iç piyasada satışlarınının düşmesinden yakınıyorlardı. Opel Türkiye ile Saros İnşaat’ın ortak çalışması, emlak sektöründeki canlılıktan otomotivcilerin de yararlanmasını sağlayacak yeni bir formül olarak gösteriliyor. Önümüzdeki günlerde, otomobil promosyonlu emlak satışının hızla yayılabileceği belirtiliyor.

Haber Kaynağı:Hürriyet 2006/03/21  
 

Kiracılara müjdeli haber!
 
Yeni!

       Kiraların yıl sonuna kadar düşmesi bekleniyor..


 


Türkiye'nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından İstanbul Ticaret Odası eski Başkanı Mehmet Yıldırım, inşaat sektörünün, bankaların konut kredileri faizlerini düşürmesini iyi değerlendirdiğini belirtiyor.

İnşaat çalışmalarını sürdüren Yıldırım, sektörün hareketli ve kârlı bir dönem yaşadığını ve ekonomiyi canlı tuttuğunu kaydediyor. Yıldırım'a göre inşaat sektörü, yılın ikinci yarısında itibaren yavaşlama sürecine girecek, kiralar da düşmeye başlayacak. Gerekçesi ise halen 400 bin konutun inşaatının sürüyor olması. Mehmet Yıldırım, bir grup gazeteciyle yaptığı sohbet toplantısında, kiracılara müjde verdi. Yapılan 400 bin konutun, stoka sebep olacağını vurgulayan Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı: “Araştırmalara göre inşaat sektörü son 2-3 yılda çok hızlı gelişme kaydetti. 1999-2002 yılları arası duran sektör özellikle ekonomik büyümenin yaşandığı son yıllarda yüzde 18 büyüdü.” İnşaat sektöründe büyük bir arz fazlası oluştuğuna işaret eden Yıldırım, yıl sonuna doğru kiralarda düşüş bekliyor: “Bankadan kredi çekerek konut alanlar evsiz insanlar değil. Ücretli de değil. Geliri iyi olan daire alıyor ve kiraya veriyor. Bu kadar arza karşın talep oluşturmak lazım. Bunun için de kiracı üretilmesi lazım. Bu kadar kiracı ise yok. Siz hiç İstanbul'da çadırda oturan gördünüz mü? Bu nedenle kiralar sene sonuna doğru düşecek. Ve birisi düşürünce, diğerleri de kirayı düşürecek.” Yıldırım, yılın ilk 6 ayında 100 bin konut üretileceğini ve ikinci altı ayda da bu rakama 200 bin daha ekleneceğini, böylece önceki başlayanlar ile birlikte toplam 300 bin konutun yapılacağı bilgisini verdi. İnşaat fiyatlarına da değinen Yıldırım, fiyatların pahalı olduğu görüşünde: “150 bin dolara sattığımız daireler 200 bin dolara satılıyor. Son dönemde 300 bin dolara satılıyor. Bu rakamlar normal değil. Ama alıcısı var.” Yıldırım'a göre inşaat sektörü Türkiye ekonomisini canlı tutuyor. Yılın ikinci yarısından itibaren 300-400 bin konutun tamamlanması ile sektör sıkıntıya girecek. Yıldırım ayrıca, mortgage (uzun vadeli konut kredi sistemi) için kaynak sorunu yaşanmayacağı görüşünde.

Kaynak: Zaman 25 Mart 2006 15:50
 

Kıyıdaki kaçak yapılara af

Yeni!



Denizden 100 metre içeride kalan alanlardaki imarsız yapılara af geliyor...


 


Kıyı Kanunu'nda yapılacak değişiklikle denizden 100 metre içeride kalan alanlardaki imarsız yapılara af geliyor. Kıyılarda birçok işletme açılabilecek

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca hazırlanan Kıyı Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını VATAN ele geçirdi. Tasarının sahil şeridi içerisinde kalan imarsız yapı ve tesislere af niteliği taşıdığı belirtiliyor. Tasarının 14. maddesinde yar alan "İmar planı bulunmamakla birlikte mevzuata uygun yapılmış yapı ve tesislerin bulunduğu alanlarda bu yapı ve tesislerin cephe hatlarını birleştiren doğrusal çizgi sahil şeridi sınırı kabul edilerek imar planları hazırlanır. Gerekiyorsa mevcut imar planları bu madde hükmüne göre revize edilir" hükmünün, kıyılardaki imarsız yapı ve tesisler af çıkartılması anlamına geldiği ileri sürülüyor. Tasarıyla, sahil şeridi sınırı, yapı ve tesislerin cephe hatlarına çekiliyor. Yani sahil şeridi sınırı imara aykırı yapıların başladığı yer olarak kabul ediliyor. Böylece imarsız bir yapı ya da tesis kıyıda da olsa sahil şeridindeymiş kabul edilecek ve imar izni verilecek. Böylece, kıyıda, plana aykırı yapılmış yapı ve tesislerin affedilerek imar affı getirildiği ifade ediliyor. Üstelik kanun sadece geçmişe yönelik değil gelecekte de uygulanabilecek. Tasarının, 7. maddesinde, "Kıyı herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralara hiçbir yapı yapılamaz..." denerek kıyıların tüm vatandaşların ortak malı olduğu ve tesis yapılamayacağına vurgu yapılıyor. Ancak 14. maddenin içerisinde gizlenen ayrıntı ile bu maddenin bir anlamı kalmıyor.

16 maddelik tasarıda dikkat çeken bir başka madde ise kıyıların kullanımına yönelik. Değişiklikle hükümet, kıyılarda balıkçılık, lokanta, yüzme havuzu, açık spor alanı, çay bahçesi dahil pek çok ticari faaliyete de izin verebilecek. Böylece tüm vatandaşların ortak malı kabul edilen kıyılar bir anlamda kira yoluyla özel şahıslara devredilmiş olacak.

Kıyı yasasına, "yatırımcı", "fizibilite raporu" gibi yeni kavram ve tanımlar da eklendi. Tasarı ile tüm kıyılarda, yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerce hazırlanacak fizibilite raporları doğrultusunda ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı izniyle tesis kurulabilecek.


Kaynak: Vatan Ali ÖZTUNÇ 25 Mart 2006 11:03
 

Konut kredisi alacaklara vergi müjdesi
 
Yeni!

Tüketicilerin, konut kredileri faiz ödemelerini Gelir Vergisi matrahından düşebilmesi için umut ışığı doğdu.

Geçen yıldan bu yana yurtdışındaki örneklerinde vergi muafiyeti olmasına rağmen halen TBMM’de son şekli verilmeye çalışılan İpotekli Konut Finansmanı Yasa Tasarısı’nda da benzeri düzenlemenin yer alması konusunda iktidar ve muhalef partisi vekilleri uzlaştı. Maliye Bakanlığı’nın itiraz etmemesi halinde, 100 bin YTL’ye kadar kredi kullananlar ve tek evi olanlar, konut kredisi faizlerini Gelir Vergisi matrahından düşebilecek. Böylece yüzde 1.03 faiz oranından 5 yıl vadeli 100 bin YTL kredi kullanan bir tüketici vade sonunda ödeyeceği yaklaşık 40 bin YTL’lik faizi vergiden indirebilecek. Bu da konut kredisi ile ev sahibi olmanın cazibesini artırırken, talebin artması bankacılık sektörünün de işine yarayacak.
     
     SON RÖTUŞLAR YAPILIYOR
     
     Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından hazırlanan ve kamuoyunda Mortgage olarak bilinen “İpotekli Konut Finansmanı Yasa Tasarısı”na TBMM alt komisyonlarında son şekli veriliyor. Haziran ayına kadar yasalaşması beklenen tasarı, tüketicilere sabit faizin yanı sıra değişken faizle borçlanmanın dışında herhangi bir avantaj getirmiyordu. Özellikle Mortgage sisteminin uygulandığı bütün ülkelerde ilk kez ev alanlar ödedikleri faizleri Gelir Vergisi’nden düşebiliyor. Ancak Türkiye’deki yasa tasarısında geçen yıldan bu yana vergi muafiyetine ilişkin bir düzenleme yoktu.
     
     SONUNDA İKNA OLDULAR
     
     İki gün önce TBMM Alt Komisyonu’nda İpotekli Konut Finansmanı Yasa Tasarısı, Mustafa Açıkalın, Akif Hamzaçebi, Halil Aydoğan ve Fazlı Kahraman’ın yanı sıra bankacılık sektöründen de temsilcilerin katılımıyla yeniden tartışmaya açıldı. Sistemin sağlıklı işleyebilmesi için yurtdışındaki örneklerinde olduğu gibi vergi muafiyetinin getirilmesinin şart olduğunu bir kez daha dile getiren bankacıların önerisine sonunda iktidar ve muhalefet parti vekillerinden onay çıktı.
     
     LİMİT 100 BİN YTL
     
     Önümüzdeki günlerde Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelmesi beklenen tasarıya eklenecek yeni düzenleme ile 100 bin YTL’ye kadar kredi kullananlar ve ilk defa ev sahibi olacaklar faiz ödemelerini Gelir Vergisi matrahından düşebilecek. Vergiden düşülebilecek tutar, tüketicilerin gelirleriyle orantılı olarak belirlenecek. İktidar ve muhalefetin üzerinde mutabakat sağladığı yeni düzenlemenin Maliye Bakanlığı’nın itiraz etmemesi halinde tasarıda aynen yer alması bekleniyor.
     
     Kredi müşterisi artar
     
     YAPI ve Kredi Bankası Perakende Bankacılık Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sönmez, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, şunları söyledi: “Yurtdışında özellikle ABD’de mortgage sistemine girdiğiniz zaman bir yıl boyunca verdiğiniz faizleri Gelir Vergisi beyannamesinde düşebiliyorsunuz. Oysa bizim yasa tasarısında bunu vergiden düşme kısmı konulmamış vaziyette. Bunun konulması gerekir. Kişinin cebinden ne kadar uygun koşullarda para çıkarsa kullanıcı sayısı o kadar artacak.”


Kaynak: Akşam Ayfer ARSLAN AA 25 Mart 2006 20:47
 

Mortgage Mayıs ayında yasallaşıyor
 

Yeni!



     SPK Başkanı Cansızlar'dan Mortgage'yi bekleyenlere iyi haber geldi.
 


Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı (SPK) Doğan Cansızlar, Mortgage'nin mayıs ayında yasalaşmasını tahmin ettiğini belirterek, ''Önümüzdeki yılın ikinci döneminde de bu sistem yavaş yavaş çalışmaya başlar'' dedi.

Doğan Cansızlar, Euromoney seminerleri kapsamında düzenlenen ''Türkiye Yapısal Sermaye Piyasaları Zirvesi''nde yaptığı konuşmada, SPK'nın faaliyet gösterdiği alanlardan bahsederek, özellikle son 5 yıl içinde 128 adet düzenlemeyi uluslararası alanda yayınladıklarını söyledi.

Türkiye sermaye piyasalarını teknik ve hukuki anlamda AB standartlarına getirmek için çalışmalar yaptıklarını anlatan Cansızlar, katılımcılara, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), Altın Borsası, Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası, KOBİ'lere yönelik kurmaya çalıştıkları gelişen işletmeler piyasası hakkında bilgi verdi.

Cansızlar, standartlara ilişkin olarak da, ''AB ile müzakere süreci dikkate alındığında Avrupa direktiflerine paralel olarak mevzuatı harmonize etmeye çalışıyoruz. Hedefimiz, daha hesap verebilir ve şeffaf finansal tabloları yatırımcılara sunabilmek'' dedi.

Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun, hisse senetlerinin hemen hemen tamamını kaydileştirdiğini, yıl sonu itibarıyla devlet bono ve tahvillerinin de kaydileştirilmesinin tamamlanacağını bildiren Cansızlar, İMKB'nin karlı bir şirket haline getirilerek özelleştirilmesi süreci ve Altın Borsası'nda döviz piyasasının oluşması çalışmalarının devam ettiğini aktardı.

Konuşmasında Mortgage konusuna da değinen Cansızlar, konuya ilişkin 3,5, 4 yıldır devam eden çalışmaların hükümete sunulduğunu belirterek, ''Önümüzdeki günlerde yasalaşmasını bekliyoruz. Tahminim o ki, mayıs ayında yasalaşır. Önümüzdeki yılın ikinci döneminde de bu sistem yavaş yavaş çalışmaya başlar'' diye konuştu.

Doğan Cansızlar, Mortgage sisteminde birincil piyasada verilen kredinin ikincil piyasalarda menkul kıymetleştirilmesi olacağını ifade ederek, Mortgage'in önümüzdeki 20 yıla damgasını vuracak bir reform hareketi olacağını kaydetti.

Vergi avantajı sağlandıktan sonra Türkiye'ye orta ve uzun vadeli bir fon girdisi olacağını kaydeden SPK Başkanı Doğan Cansızlar, iki yıllık bir süre içinde tüm mevzuatın AB ile birebir paralel hale gelmesini sağlayacak çeşitli projeler yürüttüklerini de sözlerine ekledi.


Kaynak: http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=94367  27 Mart 2006 13:04
 

Konut fiyatlarına ne oluyor?

 
Yeni!Henüz yasalaşmamış mortgage sistemi ve kampanyalı banka kredileri, konut fiyatlarında aşırı yükselmeye sebep olmasına rağmen emlak hala en gözde yatırım aracı. Ancak uzmanlar fiyatların yükseliş çizgisinin durdurduğu yönünde hemfikir. Peki fiyatlar neden durdu, bu dönem ev almak için doğru zaman mı? Vatan Gazetesi Yazarı Gazi Erçel, bugünkü köşe yazısında bu konuyu ele aldı.

Geçen yıl büyük showlarla kamuoyuna tanıtılan ve bugüne kadar bir türlü yasası çıkarılamayan mortgage sistemi, konut fiyatlarını anormal derecede yükseltti. Düşen enflasyonun faizlere yansıması sonucu, maliyeti düşen banka kredileri de bu ivmeyi hızlandırdı.Konut sahipleri bir anda kendilerini zengin sanmaya başladılar.

Son zamanlarda ise bu eğilim gözlenmez oldu. Konut fiyatlarında artışlar durdu. Bu konuda ne yazıkki elimizde güvenilir istatistikler yok. Türkiye'de konut fiyatlarını izleyen bir sistem kurulamadı. Resmi veriler, vergiden kaçınma saiki nedeniyle gerçeği tam yansıtmıyor. Belediyelerin tespitleri ise hem gecikmeli, hem de piyasa ile uyumlu değil. Ancak gerek emlak pazarlayıcıları, gerekse bankacılar konut fiyatlarındaki artış eğiliminin durduğuna işaret ediyorlar.

Nedenler
* Konut alımına ilişkin talepler tıkandı. Banka kredilerinin aylık taksitlerinin tutarının, gelir düzeyleri göreli olarak yüksek olan kişilere hitap etmesi nedeniyle, bu kesimin talebi doyma noktasına ulaştı. Daha düşük gelirliler ise bu olanaktan, aylık ödemelerin yüksekliği nedeniyle zaten yararlanamıyorlar. Faizler daha da düşmeden, konut kredisi kullanmaları oldukça güç.

* Bankalar, vade riskini aşmakta zorlanmaya başladılar. Mevduatın vadesi 3 ay olan sistemde, daha ileriye gitmek, riskin fazlalaşması anlamına geliyor. Yurt dışından swap yoluyla sağladıkları orta vadeli YTL kredi olanakları ise, 9 milyar dolar düzeyine erişince duraksadı.

* Yeni bir yasaya değil, konut kredilerinde vergi indirimlerine gereksinimi olan mortgage sistemi bir türlü yoluna sokulamadı. Politik risk taşıyan ve enflasyon yüzde 5'in altına düşmeden, sağlıklı bir sistem olamayacağı anlaşılan mortgage, kredibilite kaybetti. Mortgage sisteminden oluşacak avantajları bekleyenlerin ümitleri
azalmaya başladı.

* Konut kredisi faizleri bir yıldır aynı düzeyini koruyor. Yıllık olarak dünyada yüzde 5-6 oranlarında değişen kredi maliyetleri, Türkiye'de yüzde 15'lerde dolaşıyor. Faizlerin daha da inmesi için enflasyonun düşmesine gerek var.

* Banka kredileri ile alınan konutların, kayıt içine girmesi de fiyatlarını arttırdı. Gerçek alım satım fiyatları belli olmaya başladı. Kayıt içine girmenin bedeli olarak artan alım-satım giderleri ve ödenen gerçek vergiler fiyatları yukarı çekti.

* Konutlarının fiyatı artan kişiler, "refah etkisiyle" daha da zenginleştiklerini sandılar. Bu oluşum, bir taraftan tüketimlerini arttırırken, öte yandan sahip oldukları konut fiyatlarını daha da yükseltme eğilimi içine girmelerine neden oldu. Ancak azalan konut talebine karşın, fiyattan düşürmekte direndiler ve hala da direniyorlar. Fakat, alıcı bulamıyorlar. Konutunu acilen satmak isteyenler de fiyattan aşağıya çekiyorlar.

Sonuçlar
1. Bizim konut piyasasında daha yeni yeni gözlemlediğimiz bu eğilimler, dünyanın bir çok ülkesinde ekonomik sorunların kaynaklarından birini oluşturuyor. ABD'de, Avrupa Birliği'nde, Japonya'da ortaya çıkan "konut fiyat köpüklerinin" yarattığı sarsıntıların ciddiye alınacak nitelikte olduğunu hatırlamamızda yarar var.

2. Fiyattan duraksayan veya inişe geçen konutların kiralarında bu eğilimi gözlemek olası değil. Konut fiyatları yükseldi diye kiralarını arttırmayı sürdüren ev sahipleri, fiyat istikrarını da zorluyorlar.

3. Konut fiyatlarının gerçek değerlerini izleyecek bir sistemi de kurmamız şart. Belediyelerin fiyat saptama yöntemleri ve tapu dairelerinin kayıttan yeterli değil. Eğilimleri yansıtamıyor. Olayın gerçek boyutlarını bize gösteremiyor.

Kaynak: Vatan 28 Mart 2006 Salı 
 


Konut alımı için en iyi beş bölge
 
Yeni!
Son yıllarda gayrimenkul yatırımında yabancıların büyük ilgi gösterdiği Akdeniz ve Ege sahilleri için İngilizler beş öneride bulundu. Peki İngilizlere göre konut alınabilecek en cazip yerler nereler?


İngilizlere göre Türkiye'de en iyi beş bölge

Türkiye’deki mülklere yabancıların büyük bir ilgi gösterdiği, en çok rağbet gören bölgenin Akdeniz’in Ege ile birleştiği "Turkuaz Sahili" olduğu bildirildi. The Independent gazetesi, emlakçılara dayanarak ev almak için Belek, Bodrum, Dalaman, Göcek ve Kalkan olmak üzere beş bölgeyi önerdi.    

İngiltere’de yayınlanan The Independent gazetesi, Türkiye’de yabancıların ev almasına beş yıldan beri izin verildiğini belirterek geçen yıl 1.4 milyon İngiliz turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini, bunun önceki yıllara göre yüzde 50’lik bir artış anlamına geldiğini kaydetti.
  

İngilizlerin gözdesi 'Turkuaz Sahili'  

2005 yılı itibariyle Türkiye’de yabancıların sahip olduğu 48 bin 51 evden 7 bin 084’ünün İngilizlerin ellerinde bulunduğuna dikkat çeken gazete, Türkiye’de en çok aranan bölgenin "Turkuaz Sahili" olduğunu yazdı.
      

20 bin sterlinden başlıyor
     

The Independent, bu bölgelerde fiyatların özellikle yeni ucuz uçuşların sağlanması ve Türkiye’nin AB’ye girmesi halinde 2010 yılına kadar değerlenmesini beklediğini kaydetti. 
     

Turkuaz Sahilinin bazı yerlerinde 20 bin sterlinden (yaklaşık 46 bin 700 YTL) bir sahil dairesinin alınabildiğine işaret eden gazete, Türkiye’deki konut fiyatlarının yılda yüzde 10-40 arttığını belirtti.

Kaynak: Milliyet 29 Mart 2006